The Odyssey
1)Nolan’ın en büyük başarısı, binlerce yıllık bir destanı modern sinema diliyle yeniden yorumlaması. Odyssey, Homeros’un hikâyesini yalnızca bir macera filmi olarak değil, eve dönme, aile, sadakat ve insanın kendi kaderiyle mücadelesi üzerinden ele alıyor.
2)Matt Damon’ın canlandırdığı Odysseus, klasik anlamda kusursuz bir kahraman olarak gösterilmiyor. Zekâsı, stratejik düşünme yeteneği ve verdiği kararların sonuçları karakteri daha insani hâle getiriyor. Bu yönüyle karakter, Nolan’ın karmaşık kahraman anlayışına oldukça uygun.
3)Filmin merkezindeki “eve dönme” arzusu, hikâyenin en güçlü taraflarından biri. Odysseus’un yolculuğu fiziksel olduğu kadar psikolojik bir yolculuğa da dönüşüyor. Bu nedenle filmde asıl mücadele yalnızca canavarlar ve doğaüstü güçlerle değil, insanın kendi zaaflarıyla yaşanıyor.
4)Nolan’ın büyük ölçekli sinema anlayışı, antik Yunan mitolojisinin görsel ihtişamıyla oldukça iyi örtüşüyor. Film, özellikle deniz, savaş ve mitolojik karşılaşmalarda büyük perdeyi gerektiren bir yapıya sahip. Yapımın yeni IMAX film teknolojisi kullanılarak çekilmesi de bu görsel yaklaşımı destekliyor.
5)Filmde tanrılar, canavarlar ve diğer mitolojik unsurlar bulunmasına rağmen Nolan bunları yalnızca fantastik gösteriler olarak kullanmıyor. Mitolojik olayların arkasında korku, arzu, gurur, intikam ve kader gibi insani duygular bulunuyor.
6)Tom Holland’ın canlandırdığı Telemakhos, hikâyeye farklı bir boyut kazandırıyor. Babasının yokluğunun gölgesinde büyüyen bir genç olarak onun hikâyesi, Odysseus’un fiziksel yolculuğuna paralel bir büyüme ve kimlik arayışı hâline geliyor. Eleştirmenlerin de Holland’ın performansını özellikle öne çıkardığı görülüyor.
7)Anne Hathaway’in Penelope yorumu, filmin aile ve sadakat temasını güçlendiriyor. Penelope’nin hikâyedeki konumu, Odysseus’un macerasının yalnızca onun açısından anlatılmasını engelliyor ve evde bekleyen kişinin de en az yolculuk yapan kadar mücadele verdiğini gösteriyor.
8)Nolan’ın önceki filmlerindeki karmaşık zaman kullanımı burada daha kontrollü bir biçimde karşımıza çıkıyor. Hikâyenin mitolojik yapısı zaten yeterince karmaşık olduğu için yönetmenin anlatımı aşırı biçimde zorlaştırmaması filmin önemli avantajlarından biri.
9)Matt Damon, Tom Holland ve Anne Hathaway’in yanında Robert Pattinson, Zendaya, Charlize Theron ve Lupita Nyong’o gibi isimlerin yer aldığı oldukça kalabalık bir kadro bulunuyor. Ancak bu kadar geniş bir kadronun bazı karakterlerin yeterince derinleşmesini engellemesi filmin tartışılabilecek yönlerinden biri.
10)Ludwig Göransson’ın müzikleri, filmin epik atmosferini tamamlayan önemli unsurlardan biri. Müzik özellikle savaş ve mitolojik karşılaşmalarda filmin görsel büyüklüğünü destekliyor.
11)Film, aksiyonu yalnızca görsel bir gösteri olarak kullanmıyor. Odysseus’un karşılaştığı her tehlike, onun zekâsını ve liderlik özelliklerini sınayan yeni bir aşamaya dönüşüyor. Bu nedenle aksiyon sahneleri hikâyeden kopuk durmuyor.
12)Odyssey’nin en büyük başarısı, çok eski bir hikâyeyi günümüz izleyicisinin anlayabileceği duygusal bir dile çevirmesi. Kahramanlık yerine insan olmayı, zafer yerine eve dönmeyi merkeze alması filmi daha etkileyici kılıyor.
13)Filmin yaklaşık 172 dakikalık süresi bazı izleyiciler için yorucu olabilir. Ayrıca Homeros’un destanını bilen izleyiciler için bazı olayların hızlı geçilmesi veya belirli karakterlerin yeterince işlenmemesi eksiklik olarak görülebilir.
14)Odyssey, Nolan’ın Inception, Interstellar veya Oppenheimer gibi tamamen özgün fikirler üzerine kurduğu filmlerden farklı. Bu kez yönetmen, zaten binlerce yıldır bilinen bir hikâyeyi kendi sinema anlayışıyla yorumluyor. Bu nedenle filmin başarısı biraz da “Nolan, Homeros’un hikâyesini ne kadar kendi filmi hâline getirebilmiş?” sorusunun cevabına bağlı.
15)Odyssey, klasik mitolojiyi modern sinemanın teknik olanaklarıyla birleştiren, büyük ölçekli ve görsel açıdan iddialı bir yapım. Filmdeki asıl mesele canavarları yenmekten çok insanın kaybettiği yere, ailesine ve kendisine geri dönebilmesi. Bu açıdan Odyssey, yalnızca bir mitoloji uyarlaması değil, aynı zamanda uzun bir eve dönüş hikâyesi olarak değerlendirilebilir.
16)Özellikle Nolan’ın sinema anlayışı, mitoloji, karakter analizi ve görsel anlatım açısından bakıldığında oldukça güçlü bir film. Ancak destanın çok geniş dünyasını yaklaşık üç saatlik bir filme sığdırmak zorunda olması, bazı karakterlerin ve olayların daha yüzeysel kalmasına neden olabiliyor.
Yorumlar
Yorum Gönder